Türkiye gezilecek yerler, Aspendos Antik Tiyatrosu

Türkiye’nin güneyinde Antalya ili Serik ilçesi Belkıs köyünde bulunan M.S 2 y.y da Romalılar tarafından yapılmış Aspendos Antik Tiyatrosu günümüze kadar ulaşan en sağlam ve tarihi özelliklerini yitirmemiş yapılarındandır. Tiyatronun Aspendoslu Zenon olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Roma mimarisinin özelliklerini taşıyan yapı yığma taş duvardan iki katlı olarak yapılmıştır. Yapımının yaklaşık 25 yıl sürdüğü tahmin edilmektedir (138-164). Seyirci ve oyuncuların giriş ve çıkışlarının sağlandığı beş kapısı vardır. Tiyatronun akustik özelliği yapıldığı çağ dikkate alındığında emsallerinden daha üstündür. Roma tiyatroları içerisinde günümüze intikal eden en sağlam belki de tek yapıdır. Aspendos Antik Kenti yapıldığı dönemin anlayışına uygun olarak bir orta alan ve onun etrafındaki odalardan ve zarif sütunlardan oluşmaktadır. Aspendos Antik Kenti’nin merkezi diyebileceğimiz Agora geniş bir alana sahiptir ve etrafında evler ve ticarethaneler vardır. Agora aynı zamanda siyasetin, sosyal yaşamın ve ticaretin de merkezidir. Aspendos Antik Kenti’nde bulunan su kemerlerinden günümüze intikal eden belirli bir kısmı o dönemin mühendislik gelişmişliğini göstermesi açısından da önemlidir. Aspendos Antik Tiyatrosu günümüzde de zaman zaman aktif olarak kullanılmakta, özellikle konser organizasyonları yapılmaktadır. Yaklaşık yirmi bin seyirci kapasitesi vardır. Aspendos Antik Tiyatrosu’nun bir de hikayesi vardır ve ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekmektedir. Kral Aspendosun güzelliği dillere destan bir kızı vardır ve kızını kiminle evlendireceği konusunda bir karar verememektedir. Aspendos kentine en faydalı işi yapacak kişiyle kızını evlendireceğini ilan ettirir. Dillere destan kralın kızıyla evlenmek için bir çok talipli olur ve çeşitli eserler yaparlar. Kral Aspendos eserleri inceledikten sonra iki eseri çok beğenir. Bunlar kilometrelerce su kemeri yaparak şehre su getiren Tiberius Claudius Italicus ve Antik Tiyatro’yu yapan mimar Zenon. Eserin yapıldığı tarihi şartlar göz önünde bulundurulduğunda şehre su kemerleriyle su gelmesi çok mühim bir iştir ve kral da su kemerlerini yaparak şehre su getiren mimara kızını verme taraftarıdır. Ne yazık ki kralın kızının gönlü tiyatroyu yapan Zenon’dadır. Kralın kızı tiyatroyu bir defa daha incelemesi için babasından istekte bulunur. Kral ve kızı tiyatronun sahneye en uzak olan bölümünde incelemelerde bulundukları sırada “kralın kızı ile ben evlenmeliyim” diyen fısıltılar duyarlar. Fısıltıların sahneden geldiğini ve kaynağının mimar Zenon olduğunu farkederler. Tiyatronun akustiğinin büyüsüne kapılan kral kızını mimar Zenon’a verir ve düğünleri de bu tiyatroda yapılır.