Anadolu’da Kervansaraylar ve Hanlar

Resmi olarak 1071 Malazgirt savaşı ile Anadolu’ya gelen Türkler, Anadolu’ya yerleşmeye ve Anadolu’yu imar etmeye çalışmışlardır. Doğu ile batı arasında bir köprü vazifesi gören Anadolu toprakları aynı zamanda önemli bir ticaret merkezi idi. Çünkü İpek Yolu denilen Çin ve Hindistan tarafından gelen özellikle baharatların öncelikle Anadolu’ya daha sonra da Anadolu üzerinden Avrupa’ya geçmesi söz konusu idi. Bu güzergah Ümit Burnu keşfedilip kullanılmaya başlayıncaya kadar neredeyse ticaretin tek yolu idi ve hayli önem arzetmekte idi. Gerek kervanlarla Hindistan’dan ve Çin’den gelen ticari malların, gerekse deniz yolu ile gelen ticari malların toplanıp dağıldığı bir merkezdi adeta. Günümüzle kıyaslandığında kara taşımacılığı sadece at, deve ve eşeklerden oluşan kervan yapılabiliyordu ve bugün bildiğimiz manada karayolları da yoktu. Deve, at ve eşeklerin günlük kat edebilecekleri yol da sınırlı idi. Günlük en fazla 30-40 km lik bir yol kat edebilirlerdi. Her 30-40 lik mesafeden sonra dinlenebilecekleri, karınlarını doyurabilecekleri, ve herşeyden önemlisi güvenli bir şekilde geceyi geçirecekleri bir yere ihtiyaçları vardı. Kervanlar sadece ticari yük taşımazlar aynı zamanda biryerden bir yere gidecek insanların da kervanlardan başka güvenli bir şekilde gitmelerinin yolu neredeyse yoktu. Adeta bu kervanlar tek ulaşım ve iletişim yolu idi. Kervansaraylarda genellikle ortak olarak bulunan şeyler şunlardı: Hayvanların ve insanların barınma ve yemek ihtiyaçlarının karşılanması, kervandaki insanların banyo ihtiyacını karşılamak için yapılmış olan hamamlar, ibadet için camiler, kervandaki hastaların tedavileri için şifahaneler, hayvanların ayaklarını nallayan nalbantlar, ayakkabı tamir ve yeni ayakkabı diken saraçlar bulunmakta idi ve bu hizmetler tamamen ücretsiz idi. Bu kervansarayların hemen hemen hepsi bir vakıf tarafından idare ediliyordu. Bu vakıfların mal varlıklarına göre gelirleri vardı. Türklerin islam dinine geçmesi ile hayırsever müslümanlar dini motivasyonları ile kervansarayların yapımı ve işletmesine ayrı bir önem verdiler ve bunlarla ilgili vakıf kurdular. Anadolu coğrafyasında bulunan kervansaraylar dünyada emsali olmayan yapı ve hayır kurumlarıdır. Kervansaraylara gelen kervanların her türlü ihtiyaçları karşılanır, akşam olunca da kapılar kapatılırdı. İçerden dışarıya çıkılmasına müsaade edilmez, dışardan içeri gelenler eğer bir güvenlik zaafiyetine neden olmayacakları düşünülürse içeri alınırdı. Buralar aynı zamanda kültür ve ilmin de paylaşıldığı, yeni şeylerin öğrenildiği yerlerdi.