Türkiyede gezilecek yerler, Anıtkabir

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK her türk vatandaşı için çok şey ifade eder. O yıkılmış bir imparatorluk kalıntısından yeni bir cumhuriyet kurmayı başarmış bir kahramandır. Osmanlı imparatorluğunun yıkılması esasen ilimle arasına mesafe koyan, eğitime önem vermeyen, dogmalardan kendini kurtaramayan her toplumun başına gelecek doğal bir sondur. Tarihte önemli başarılara imza atmış, bilimin gelişmesine katkıda bulunduğu sıra dünya medeniyetin gelişmesine yardım etmiş, 600 yıla yakın bir zaman barışın koruyucusu olmuş bir imparatorluğun yıkılma süreci her toplum için ibret niteliğindedir. Halktan kopuk, şeffaf olmayan, yeni düşüncelerin yeşermesine fırsat vermeyen, fikir ve düşünce özgürlüğünden bahsedilemeyen, sanat ve bilimin gelişmesine imkan tanımayan her yönetim bir gün çökmeye mahkum olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğuda çökmüştür. Osmanlı İmparatorluğunun çöküş sürecinde bir çok yıkıcı şavaş olmuştur. Bunların başlıcaları Balkan ülkelerinin baş kaldırması ile başlayan Balkan savaşlarıdır. 1912-1913 yıllarında yaşanan bu savaşlarda Osmanlı İmparatorluğu büyük kayıplar vermiştir ve hayli toprak kaybetmiştir. Hemen Akabinde l.dünya savaşına Almanlarla müttefik olarak girmiş ve birden fazla cephede savaşmıştır. Bu savaşlar esnasında Atatürk farklı cephelerde önemli başarılara imza atmıştır fakat l.dünya savasını müttefiki Almanlarla birlikte kaybetmiştir ve akabinde sevr anlaşması gibi Türk topraklarının galip devletler tarafından bölüşülmesini içeren bir anlaşmayı imzalamak zorunda kalmıştır. Tamda bundan sonra Osmanlı İmparatorluğu çöktü, yıkıldı denilirken Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşları bu enkazdan yeniden bir toplum ve devlet kurmayı başarmışlardır. 1918 Çanakkale savaşlarında Yarbay rütbesinde bir subay olan Atatürk önemli başarılar kazanmıştır. Kurtuluş savaşını kazanıp Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun muhatap devletler tarafından tanınması ile birlikte Atatürk ve arkadaşları Türkiye Cumhuriyetini temellerini atarak, batı medeniyetini örnek almışlar, bugünkü Cumhuriyetimizin temeli olan demokratik, laik ve hukuk devleti ana ilkelerini esas alan bir Cumhuriyet kurmuşlardır. Cumhuriyetin kuruluşundan Atatürkün vefat ettiği 10 Kasım 1938 tarihine kadar Atatürk bu temel ilkelerin toplumda yerleşmesi için sayısız değişiklikler yapmıştır. Köhnemiş bir toplumdan medeni bir topluma geçmek elbette kolay olmamıştır. Bugün Türk toplumu eğer demokratik bir ülkede bağımsız olarak yaşıyor ise bunu Atatürk ve arkadaşlarına borçludur. Atatürkün vefatı üzerine onun için Ankarada Anıtkabir isminde bir anıt mezar yaptırılmıştır ve naaşı burada bulunmaktadır.